Gıdalar buzdolabında neden hızla bozuluyor I Yiyeceklerin ömrünü uzatan 5 basit kural I Buzdolabında hijyeni sağlamanın püf noktaları
Mutfakta en güvenli alanlardan biri olarak görülen buzdolabı aslında tamamen mikropsuz değildir. Mikrobiyologların belirttiğine göre, buzdolabınızda çeşitli bakteri ve mantarlar – bazı hastalık yapıcı türler de dahil – yaşamaktadır.
Özellikle temizlemesi güç bölgelere yoğunlaşan bu mikroorganizmalar, sebzelik çekmecelerinin olukları, alt raflar ve kapak contaları gibi alanları tercih ediyor. Uzmanlar, dökülen sıvıların hızla temizlenmesi, buzdolabı sıcaklığının doğru ayarlanması ve sebzelik bölmelerinin uygun şekilde kullanılması ile mikroorganizmaların çoğalmasının önüne geçilebileceğini ve gıdaların daha uzun süre taze kalabileceğini belirtiyor.
Birçok kişi buzdolabını mutfağın en steril bölgesi olarak düşünse de, yapılan araştırmalar buzdolabında aslında karmaşık bir mikrobiyal ekosistemin bulunduğunu ortaya koyuyor.
BUZDOLABINIZDA KİMLER YAŞIYOR?
Buzdolabı raflarından alınan örneklerde, en sık rastlanan canlıların “bozulma mikroorganizmaları” olduğu görülüyor. Soğuk ve nemli koşullarda gelişen bu bakteri ve mantarlar, zamanla gıdaların yapısını bozabiliyor.
Özellikle “psikrotrof” denen ve düşük sıcaklıklarda hayatta kalabilen mikroorganizmalar dikkat çekiyor. En bilinen örneklerinden biri Pseudomonas olup, süt ürünleri, et ve sebzelerde bozulmaya neden olabiliyor.
Pastörizasyon işleminden sonra bile bu bakteriler tespit edilebiliyor. Bunun nedeni, bazı mikroorganizmaların veya enzimlerin işlem sonrası hayatta kalma ya da sonradan bulaşması. Sonuç olarak, pastörize süt bile zamanla buzdolabında bozulma riski taşıyor.
İtalya’da yapılan bir çalışmada 293 ev tipi buzdolabı incelemesine tabi tutuldu ve yaklaşık yarısında, gıda endüstrisinin belirlediği sınırların üzerinde mikrobiyal yük tespit edildi. Neyse ki, genellikle bozulmaya yol açan bakteriler doğrudan insan sağlığı için tehlikeli olmamakla birlikte, yiyeceklerin kötü kokmasına, tatsızlaşmasına ve iştah kaçırmasına neden oluyor.
ASIL RİSK, HASTALIK YAPICI BAKTERİLER
Bununla birlikte, buzdolabında Salmonella ve E. coli gibi, gıda kaynaklı hastalıklara neden olabilen patojenler de bulunabiliyor. Çoğu soğuk ortamlarda çoğalamayan bu mikroorganizmalar, hayatta kalmayı başarıyor. Uzmanların özellikle dikkat ettiği bir diğer istisna ise Listeria monocytogenes’dir. Listeria, buzdolabı sıcaklıklarında aktif şekilde üreyebilen nadir patojenlerden biridir ve şarküteri ürünleri, sosisler, yumuşak peynirler ile paketlenmiş yeşil yapraklı sebzelerde sıkça görülür. Bağışıklık sistemi zayıf bireyler, yaşlılar ve hamileler için daha büyük risk oluşturur ve bu durum buzdolabı güvenliği açısından en ciddi tehditlerden biri olarak değerlendirilir.
KÜFLER VE MAYALAR DA BOŞ DURMUYOR
Küfler ve mayalar, düşük sıcaklıklarda bile gelişimini sürdürüyor. Ev tipi buzdolaplarında en çok Penicillium, Cladosporium ve Botrytis türleri ile karşılaşıldığı araştırmalarla ortaya kondu. Bu küfler, limonların üzerinde oluşan yeşilimsi tabakalardan, sebzelerdeki koyu lekelerden ve unutulmuş çileklerin üzerindeki gri tüylü yapımardan sorumlu. Uzmanlara göre, bu küfler gıda güvenliği yerine kalite kaybına neden oluyor. Küflerin toksik bileşikleri tehlikeli seviyelere ulaşabilmesi için, genellikle yoğun ve gözle görülür bir küflenmenin mevcut olması gerekir. Çoğu kişi, bu noktaya ulaşılmadan gıdayı tüketmemeyi tercih eder.
MİKROPLAR EN ÇOK NEREDE BİRİKİYOR?
Araştırmalar, buzdolabında mikrobiyal yoğunluğun en fazla alt raflarda olduğunu gösteriyor. Ayrıca, temizlemesi güç alanlar bakteri ve küflerin barınması için elverişli hale geliyor. Özellikle sebzelik çekmeceleri uzun süre temizlenmediğinde, önemli miktarda mikroorganizma birikebiliyor.
Çekmecelerin kenarları, rayları ve ulaşılması zor olukları, kirin ve nemin yoğunlaştığı bölgeler olarak öne çıkıyor. Kapı contaları da riskli alanlardan biri; kauçuk yapıları sebebiyle küf oluşumuna elverişli olan bu bölgelerde gri, siyah veya pembe lekeler gözlemlenebiliyor.
SICAKLIK HER ŞEYİ DEĞİŞTİRİYOR
Buzdolabı kapısındaki raflar, sıcaklık değişimlerinden en fazla etkilenen alanlar arasında yer alıyor. Kapının sık sık açılıp kapanması, burada bulunan gıdaların daha yüksek sıcaklıklara maruz kalmasına ve dolayısıyla bazı bakterilerin üreme hızının artmasına sebep oluyor. Araştırmalar, az miktardaki 5-6 derece farkın bile bazı bakterilerin büyüme hızını önemli ölçüde artırdığını gösteriyor. Bu yüzden uzmanlar, buzdolabı sıcaklığının yaklaşık 2 derece, yani 36°F olarak ayarlanmasını öneriyor; böylece kapı açıldığında yaşanan sıcaklık artışları dengelenebiliyor.
GIDALARIN DAHA UZUN SÜRE TAZE KALMASI İÇİN NE YAPMALI?
Uzmanlar, pahalı cihazlara veya karmaşık sistemlere ihtiyaç duymadan, birkaç basit alışkanlıkla büyük fark yaratılabileceğini ifade ediyor.
1. Gerçek sıcaklığı ölçün
Buzdolabının göstergesine bel bağlamaktansa, bir termometre kullanarak gerçek sıcaklığı takip edin. Bu, mikrobiyal büyümeyi yavaşlatmanın en etkili yollarından biridir.
2. Dökülen sıvıları hemen temizleyin
Çiğ et sularının yanı sıra, filtrelenmiş su damlaları veya sebze poşetlerinde oluşan yoğuşma da bakteri transferine sebep olabilir.
3. Sebzeleri depolamadan önce yıkamayın
Yıkanıp yeterince kurutulmamış sebzeler, buzdolabında nem birikmesine ve dolayısıyla mikroorganizmaların çoğalmasına neden olabilir.
4. Sebzelik çekmecelerini doğru kullanın
Yapraklı sebzeler ve yeşillikler için yüksek nem ayarı tercih edilirken, elma, armut, şeftali gibi olgunlaşırken etilen gazı üreten meyvelerin düşük nemli bölmede saklanması gerekir.
5. En çabuk bozulanları önce tüketin
Çilek, böğürtlen ve marul gibi hassas ürünlerin haftanın ilk günlerinde kullanılması; havuç, lahana ve elma gibi dayanıklı ürünlerin ise daha sonraya bırakılması, gıda kaybını azaltır.
Buzdolabı temizliğinde temel amaç, mikroorganizmaların çoğalmasına uygun ortamları ortadan kaldırmaktır. Düzenli temizlik, doğru sıcaklık ayarı ve uygun depolama yöntemleri ile bakteri yükü önemli ölçüde azaltılabilir. Gıda güvenliği açısından riskin, günlük yaşamda ihmal edilebilecek minimum seviyelere indirilmesi hedeflenir. Başka bir deyişle, buzdolabınızda yaşam devam edecek, önemli olan bu görünmez sakinlerin kontrolü ele geçirmesine izin vermemektir.
Odatv.com
