Blog

Japonya’nın elma takıntısı – Son Dakika GastrOda Haberleri

Honshu Adası’nın kuzey ucunda, Tohoku bölgesinde konumlanmış Aomori Prefektörlüğü, Japonya deyince akla gelen klasik pirinç, soya ve wasabi kombinasyonunu bir kenara bırakarak, sahnenin elmaya ait olduğunu gösteriyor.
Üç tarafı denizlerle çevrili, volkanik toprakların beslediği ve ‘mini Fuji’ lakabıyla anılan Iwaki Dağı’nın gölgesinde yer alan bu bölge, Japonya’nın elma başkenti olarak tanımlanıyor.

Aomori’nin kalbi Hirosaki’ye adım attığınız anda anlam veriliyor.
Tren istasyonunda dev bir elma heykeli sizi karşılıyor; kafe vitrinlerinde elmalı turtalar sıralanırken, sonbaharda onsenlere bırakılan elmalar dikkat çekiyor. Hatta yerel Tsugaru Kanayama-yaki seramiklerinde, yanmış elma ağacı dallarının külünden elde edilen sır sayesinde siyah bir renk hakim.

JAPON PERFEKSİYONİZMİ VE ELMANIN SANATA DÖNÜŞÜ
Hirosaki City Apple Park, bu tutkunun somut örneğini ortaya koyuyor. 13 dönümlük bu ücretsiz parkta, 2.300 elma ağacı ve yaklaşık 80 farklı elma çeşidi bulunuyor. Burada elma toplama, rastgele bir eylem değil; her çeşidin hasat zamanı, şeker-asit oranı ve kullanım amacı önceden belirlenmiş durumda.

Japon elmacılığı, yalnızca “iyi elma yetiştirme” değil, en mükemmel elmayı üretme anlayışı üzerine inşa edilmiştir.
Fuji türü en yaygın bilinse de, sarı renkli Meigetsu gibi geç hasat edilen ve aroması derin çeşitler, gerçek tutkunların tercih ettiği örnekler arasında yer alıyor. Devasa boyutlarıyla öne çıkan Sekai Ichi elması ise, tek başına lüks bir ürün konumunda. Tokyo’daki seçkin mağazalarda tanesi 20 sterline kadar alıcı bulabiliyor ve sıklıkla hediye olarak tercih ediliyor.

SAMURAYLARDAN ÇİFTÇİLERE
Aomori’de elmanın yükselişi sadece iklimle açıklanamaz. 16. yüzyıldan Meiji Restorasyonu’na kadar bölgeye hükmeden Tsugaru samuray klanı, sosyal düzenin çöküşüyle birlikte geçim kaynağı arayışına girdi; çözüm ise elma oldu.
Devletin gönderdiği fidanlar, eski savaşçıların yeni yaşamını şekillendirirken; elma, Aomori için bir tarım ürünü olmaktan çıkarak tarihsel bir kurtuluş hikayesine dönüştü.

Bugün bu miras, yeni kuşaklar tarafından devam ettiriliyor. Tokyo’daki otelcilik kariyerini geride bırakıp Aomori’ye yerleşen Mizuho Takamura, 10 dönümlük arazisinde 40 farklı elma türü yetiştiriyor. Onun için mesele yalnızca üretim yapmak değil; aynı zamanda bilgiyi kuşaktan kuşağa aktarmaktır.

İKLİM KRİZİ, KAR VE GELECEK KAYGISI
Aomori, bazı bölgelerde yıllık 8 metreye ulaşan kar yağışlarıyla biliniyor. Bu zorlu iklim, elmayı eşsiz kılarken aynı zamanda kırılgan hale getiriyor. Takamura’ya göre, iklim değişikliği tarım yöntemlerini yeniden gözden geçirmeyi zorunlu kılıyor. Hatta bazı bölgelerde şeftali ve kiraz deneyleri bile başlatıldı. Elma için gerekli sıcaklık değerine yalnızca 5°C daha yakın olan bu meyveler, geleceğin elmasız alternatifi olabilir. Hatta bir gün elma, Hokkaido’ya göç etmek durumunda kalabilir.

Japonya’nın elma takıntısı; Aomori’de bir meyve nasıl kült olmuş - Resim : 2

ELMA SADECE YENMİYOR, İÇİLİYOR
Akşam saatlerinde elma bambaşka bir kimliğe bürünüyor. Aomori City’deki A-Factory adlı elma temalı gastronomi merkezinde sert elma şarapları ve cidreler deneyimleniyor. Hirosaki’nin arka sokaklarında ise Snaw Bar gibi mekanlarda elma, kokteyl bardaklarında hayat buluyor.

Elma vermutu ve elma brendisiyle hazırlanan “Snaw City” kokteyli, Londra’da eğitim görmüş miksoloğu Tsubasa Nishidate’e göre Aomori’nin ruhunu yansıtıyor: “Hasattan yeni çıkmış elma gibi… Tatlı fakat canlı, ferah ama derin.”

Odatv.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir