Blog

Peynirli makarna tarifini kim keşfetti I Şükran günü sofrasının en ünlü yemeği

Amerika‘da milyonlarca kişinin “Şükran Günü klasiği” olarak nitelendirdiği fırınlanmış makarna ve peynir, genellikle Amerikan mutfak kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilir. Fakat bu nefis lezzetin ülke genelinde popüler olmasının ardında, tarih tarafından uzun süre gölgede bırakılan bir ismin varlığı saklıdır: Eski başkan Thomas Jefferson’ın hizmetinde olan, Fransa‘da yetişmiş siyah şef James Hemings.

Jefferson, 1784’te henüz başkan olmadan ABD’nin Fransa elçisi olarak atanırken yanında genç ve yetenekli bir adam getiriyordu; bu, James Hemings. Monticello’daki mutfağı kökten değiştirebilecek ustalıkta bir şef yetiştirmeyi amaçlıyordu. Ancak Hemings, sadece bir aşçı adayı değildi; aynı zamanda Jefferson’ın eşi Martha’nın üvey kardeşi ve Jefferson’ın çocuklarının annesi olan Sally Hemings’in de kardeşi olarak aile içi karmaşık bağlarıyla öne çıkıyordu. Bu durum, Hemings’e, dönemin köleleştirilmiş bireyleri için neredeyse imkansız sayılan fırsatlar sundu. Monticello tarihçisi Nicole Brown, “Hemings, Jefferson ile olan ilişkisini sürekli yeniden tanımlayabilen ve anlaşma sağlamada usta olan olağanüstü bir figürdü.” diyerek bu etkiyi vurguluyor.

FRANSIZ MUTFAĞINDA USTALAŞMA
Paris’te geçirdiği beş yıl süresince Hemings, dönemin en saygın mutfaklarında hem sıcak yemek hem de pastacılık eğitimi aldı. Brown’a göre, kendisi yalnızca ABD’den gelen ilk Fransız eğitimli şeflerden biri değil, aynı zamanda bilinen ilk siyah Fransız eğitimli şefti olarak dikkat çekiyor.

Bu deneyim sayesinde, 18. yüzyıl Amerika’sında pek tanınmayan bir mutfak vizyonu geliştirmesine olanak doğdu. Fransız teknikleriyle hazırlanan “kar yumurtası” gibi rafine tatlılardan, et yemeklerine kadar birçok yeniliğe imza attı; sonuç olarak Jefferson’ın sofralarında adeta devrim yarattı.

Fırında peynirli makarnanın arkasındaki siyahi deha - Resim : 2

Hemings’in Paris’te edindiği tarif bilgisinin en güzel örneklerinden biri, günümüzde makarna ve peynir olarak adlandırılan fırın yemekleridir. O dönem “makarna böreği” olarak bilinen bu yemek, makarnanın sütlü ve hafif akışkan bir karışım içinde pişirilip, üzerine tereyağı ve peynir eklenip fırınlanmasıyla hazırlanıyordu. Jefferson’ın favorisi haline gelen bu tarif, misafirlerin sofradan hayranlık içinde ayrılmasına sebep oldu. Zengin konuklar, Hemings’in yöntemlerini evlerinde uygulamak istedi; böylece bir köle kökenli şefin tarifi, yavaş yavaş ülkenin seçkin mutfaklarına yayıldı.

O dönemde ABD’de pek çok yemek açık ateşte hazırlanırken, Hemings’in kullandığı gelişmiş güveç ocağı sayesinde ısı kontrolü mümkün hale geldi. Bu teknik yenilik, daha sofistike tariflerin doğmasına olanak sunarken, Hemings’in mutfaktaki etkisini gözler önüne seriyordu.

UNUTULAN MİRASI YENİDEN ORTAYA ÇIKARKEN
Hemings, 1796’da özgürlüğüne kavuştu; fakat kısa süre sonra hayatı trajik bir şekilde son buldu. Bununla birlikte, onun tarifleri 19. yüzyıldaki İtalyan göçü, sanayileşme süreci ve 1937’de Kraft’ın kutulu makarna-peynir ürününü piyasaya sürmesiyle adım adım Amerikan sofralarının merkezine yerleşti. Bugün ABD’de makarna ve peynir, 3 milyar dolara yaklaşan bir endüstriye dönüşmüş durumda ve ortalama bir Amerikalı yılda 22 kez bu lezzetin tadını çıkarıyor.

Bu yemeğin yükselişinin ardındaki temel gerçek ise ancak son yıllarda geniş kitlelerin farkına vardığı bir durum: Amerikan mutfağında devrimin başlangıcını yapan kişi aslında bir köleydi.

Odatv.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir