Kahvaltı yapmak istemeyenlere öneriler – Son Dakika GastrOda Haberleri
Kahvaltı konusu çoğu zaman yüksek ahlak standartlarından bahsediliyor. “Günün en değerli öğünü”, “kahvaltı yapmazsan metabolizman durur”, “çocuklar mutlaka kahvaltı etmelidir”…
Ancak yetişkinler için durum bu kadar siyah-beyaz değil.
New York Times’da yayınlanan bu yazıda, kahvaltı romantize edilmeden, suçluluk hissettirmeden ama bedenin ihtiyaçlarını dinlemeye özen göstererek ele alınıyor.
KAHVALTI YAPMIYORUM, ÇÜNKÜ AÇ DEĞİLİM
Gerçekten öyle mi?
Sabah açlık hissi yaşamamanız çoğu zaman fizyolojik bir durumdan ziyade, alışkanlık meselesidir. Gece geç saatlerde atıştırmak, ağır akşam yemekleri tüketmek veya televizyon izlerken “bir şeyler” atıştırmak, bedeninizin hâlâ sindirimle meşgul olmasına sebep olabilir.
Böylece bir döngü oluşur: Sabah aç hissetmezsiniz → kahvaltıyı atlayarak geçersiniz → gün içerisinde eksik kalan kaloriler akşam ve gece telafi edilir.
Beslenme uzmanlarının dikkat çektiği nokta, gece sindiriminin zorlanmasının sadece kilo alımına değil, aynı zamanda uyku kalitesinde azalmaya da neden olabileceğidir. Yani asıl mesele, kahvaltıdan ziyade günün ritmini nasıl belirlediğimizdir.
“KAHVE YETER” DİYENLER KULÜBÜ
Ancak o sessiz mesajlar var… Sütlü ya da sütsüz ayrımı gözetmeksizin; kahve iştahyı kısa süreli bastırır. Sorun, bu etki geçtikten sonra ortaya çıkar.
Bir beslenme uzmanının benzetmesi oldukça etkileyici: “Vücut önce mesaj verir. Mesajınıza cevap vermezseniz, tekrar eder. Sonra defalarca uyarır. Nihayetinde ise bağırmaya başlar.”
Bu uyarı genellikle öğleden sonra kendini gösterir. Ani açlık, hızla tüketilen şekerli veya yağlı yiyecekler ve ardından gelen pişmanlık hissi… Öneri radikal değildir; sabah saat 8’de geniş bir kahvaltı yapmak zorunda değilsiniz.
Ancak saat 10’da bir yoğurt, bir muz ya da bir dilim ekmekle oluşturulan küçük bir mola da kahvaltı olarak değerlendirilebilir.


KAHVALTI YİYECEKLERİNİ SEVMİYORSANIZ
Kim yumurta şart der diye? Kahvaltı, pek çok kültürde sabit bir menüye bağlı değildir. Asya’da erişte çorbası, Akdeniz’de zeytinyağlılar, Orta Doğu’da bakliyat ve Avrupa’da dünden kalan yemekler örnek gösterilebilir.
Bir beslenme uzmanının önerisi ise oldukça özgürleştiricidir: “Dün akşam kalmış spagettiyi yiyin. Köfte-ekmek yapın. Hindi sandviç hazırlayın. Hepsi de kahvaltı sayılır.” Gastronomi perspektifinden bakıldığında, burada öğün değil, sunum bağlamı değiştiriliyor.
ARALIKLI ORUÇ MU, KAHVALTI ATLAMAK MI?
İkisi aynı şey değildir! Kahvaltı yapmamak ile intermittent fasting (aralıklı oruç) aynı anlama gelmez.
Gerçek bir oruçta, portakal suyu ya da ballı kahveye izin verilmez; aksi halde, vücut öncelikle şekeri, ardından yağı yakar.
Uzmanlar, özellikle diyabeti olan bireyler için bu tür beslenme düzenlerinin mutlaka uzman kontrolünde planlanması gerektiğini belirtiyor.
Asıl mesele, yemek yediğiniz zamanın farkında olup olmadığınızla ilgili; ya da öğünler, “oldukça” mı geçip gidiyor?
Sonuç olarak, kahvaltı herkes için zorunlu değildir. Ancak kahvaltıyı bilinçli bir tercih olmadan atlıyorsanız, beden bu kararı günün farklı saatlerinde telafi etmek durumunda kalabiliyor. GastrOda okuruna asıl soru şu sorulabilir: Sofrayı sabah mı, öğlen mi, akşam mı kuruyoruz — yoksa gün boyu düzensiz mi?
Eğer kahvaltı yapmıyorsanız sorun değil. Ancak bunu “hiç düşünmeden” geçiriyorsanız, belki de vücudunuz önemli bir mesaj vermeye çalışıyordur.
Odatv.com
