Blog

İngiliz mutfağı geri dönüyor – Son Dakika GastrOda Haberleri

Küresel fine dining kültürünün minik tabaklar, cımbızla yerleştirilmiş mikro yeşillikler ve gösterişli sunumlara yöneldiği bir çağda, İngiliz mutfağının sade ve doğal yaklaşımları beklenmedik derecede canlandırıcı görünüyor. Tereyağlı tost ve haşlanmış yumurtanın oluşturduğu yalın menü ile sosyal medyada adını duyuran “Old Dry Keith” figürü ya da Burberry’nin klasik bir greasy spoon kafe ile ortak projeye imza atması, bu yeni ilginin popüler kültürde yer bulmasının örnekleri arasında gösterilebilir.

“KAHVERENGİ YEMEK” MÜCADELESİ
Bu ilginin bir kısmı, fotoğrafçı Martin Parr’ın karelerinde yer bulan o melankolik İngiliz atmosferine duyulan tuhaf bir meraktan kaynaklanıyor olabilir. Fakat esas değişim, mutfakta yaşanıyor. Londra’nın ünlü restoranı St. John‘un 30. yıl dönümü, nose-to-tail geleneğinin yalnızca geçmişin anısı değil, aynı zamanda sürdürülebilir ve çağdaş bir yaklaşım olabileceğini yeniden gözler önüne serdi.

St. John ve Rochelle Canteen mutfağından yetişen genç şefler, İngiliz mutfağını “ideal haliyle” değil, mevcut haliyle savunuyor. “Yemeğimiz çok kahverengi diye eleştiriliyorduk” diyor Margot Henderson. “Ancak biz kahverengi yemeği seviyoruz. Mesele asıl olan, onun saklanmaması.”
Burada sadelik, ihmalkarlık değil; aksine büyük bir özen gerektiriyor. Çünkü basit tarifler, hata yapmaya pek izin vermiyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir