Sbiten nedir I Sbiten’in tarihi
Soğuk Rus kışının acımasız esintisine meydan okuyan herkesin çevresinde, mutlaka bir sbiten satıcısının izini görmek mümkündü. İster pazar meydanlarında, ister alışveriş pasajlarında, at arabalarının dinlendiği duraklarda veya şehir kenarındaki mütevazı ağaçlık alanlarda olsun; çağdaşlarının hatıralarında sbiten, “ruhu ısıtan, faydalı ve neredeyse ilahi bir içecek” olarak yer alırdı.
Adını, 12. yüzyıldan itibaren bilinen ve 19. yüzyıl sonuna kadar Rus günlük yaşamının vazgeçilmezi haline gelen sbiten içeceğinden alan bu meslek, zengin tarif çeşitliliğiyle öne çıkardı. Basit su ve bal karışımından, incir, kuru üzüm, hurma ve kiraz gibi kurutulmuş meyvelerle hazırlanan; karanfil, kakule, tarçın, safran ve zencefil gibi baharatların eklenerek oluşturulan karmaşık infüzyonlara kadar, tarifler çoğu zaman kuşaktan kuşağa aktarılır ve özenle saklanan sırlar olarak korunurdu.
Peter the Great döneminden itibaren, sbitenin Rus donanmasında soğuk algınlığı ve iskorbüt gibi rahatsızlıkları önleyici etkisi değer kazanmıştı. 19. yüzyılın başlarında, St. Petersburg’daki kolera salgınları sırasında, sabahları zencefil ve karabiberle sunulan sbiten, askerler arasında hastalık oranlarını belirgin şekilde azaltıyordu.
Sbiten satıcısı her daim gözlerden kaçmazdı. Yazar Ivan Belousov, bu satıcıları şöyle anlatır: “Sbiten satıcısı, sanki garip bir silahlı adam gibi görünürdü; bir yanında kalachi ekmekler, diğer yanında kömür torbası, önünde ise özel tasarlanmış, kalın cam bardaklarla dolu bir kemer taşıyordu… Ellerinde, saplı yuvarlak bir samovar benzeri cihaz bulunurdu.” Bu samovar benzeri aygıt, ‘sbitennik’ ya da ‘baklag’ olarak adlandırılır, içerisinde sıcak kömürler bulunur ve içeceği ısıtmak için kullanılırdı.
Satıcılar, alıcılarını neşeli tezahüratlarla seslendirirdi: “Sbiten-sbitenek, hanımefendi için!” ya da “Sıcak sbiten, memur bey için!” Böylece hazırlanan bu sıcak içecek, atlı araba şoförleri, temizlikçiler, mütevazı görevli memurlar, askerler ve şehirdeki yoksul kesim için özel olarak üretilirdi. Hatta Leo Tolstoy‘un, Khitrov Pazarı’nda yoksul bir adamın tüm parasını sbitene harcayıp çevresindekilerle paylaşmasını büyük bir hayranlıkla izlemesi, bu içeceğin “halkın sıcak içeceği” olarak ne denli değerli olduğunu kanıtlar nitelikteydi.


19. yüzyılın başlarında, St. Petersburg’da yaklaşık 400–450 sbiten ustası görev yaparken, Moskova’da bu sayı biraz daha azdı. Kış mevsiminde bir sbiten satıcısı, sezon boyunca 400 rubleye varan kazançlar elde edebiliyordu. Ancak Çin çayının uygun fiyatlı ve erişilebilir hale gelmesiyle birlikte, sbitenin popülaritesi giderek azaldı ve 19. yüzyılın sonlarına doğru bu meslek neredeyse tamamen ortadan kayboldu.
Sbiten ve bu içeceği hazırlayan ustalar, Çarlık Rusya‘nın soğuk sokaklarında, halkın kültürel ve sosyal yaşamının simgesi olarak ölümsüzleşti. Günümüzde ise, hatıralarında yaşatanlar bu nefis içeceği evlerde ve kafelerde yeniden canlandırmaya çalışıyor.
Odatv.com
