Meksika Devrimi’nin direniş kahvesi – Son Dakika GastrOda Haberleri
Doğru şekilde demlenmiş bir café de olla‘nın mis kokusu, sizi tek bir yudumla Meksika topraklarına götürür. Tarçının sıcak dokunuşu, piloncillo’nun karamel benzeri tatlılığı ve taze çekilmiş kahve‘nin yoğun aroması bir araya geldiğinde, ortaya sadece bir içecek çıkmaz; yüzyıllardır hafızalarda yer etmiş, köklü bir ritüel sunar. Bugün kahve dükkanlarının menülerinde sıkça rastlanan bu klasik, aslında zor zamanlarda doğmuş bir teselli geleneğinin izlerini taşır.
ATEŞİN ETRAFINDA DOĞAN BİR LEZZET
Café de olla’nın kökenleri, Meksika Devrimi’nin çalkantılı dönemine dayanır. Savaşın ortasında, askerlerle birlikte hareket eden Adelitalar—yemek pişiren, şifa dağıtan, gerektiğinde savaşa katılan yiğit kadınlar— moral vermek amacıyla kahveyi tarçın ve piloncillo ile harmanlayıp kil kaplarda kaynatırlardı. Bu sıcak, tatlı ve tanıdık karışım, kaos ortamında kısa süreli bir huzur vadediyordu.
Toprak kapların tercih edilmesinin nedeni sadece kıtlık değildi; kilin yiyecek ve içeceklerine kattığı o hafif topraksı aroma, günümüzde hâlâ café de olla’yı diğer kahve türlerinden ayıran temel unsurdur. Zaman içinde bu içecek savaş alanlarından ev ortamlarına taşındı. Özellikle Oaxaca, Chiapas ve Veracruz gibi bölgelerde, sabahın ilk ışıklarıyla yükselen tarçın kokusu, günün başladığının sessiz bir işareti haline geldi.
Her bölge, tarif‘ine kendi dokunuşunu ekledi. Kimi birkaç karanfil tanesi serpiştirir, kimi ince doğranmış portakal kabuğu ekler, kimi de çikolata ile lezzeti derinleştirir. Ancak café de olla’nın özü hep aynı kalır: basit malzemelerle hazırlanan samimi bir Meksika selamı.

EVDE KOLAYCA HAZIRLAYABİLECEĞİNİZ ORİJİNAL TARİF
Beklediğinizden çok daha basit bir şekilde hazırlayabilirsiniz. Özel ekipmana veya barista becerisine gerek duymadan, yalnızca birkaç temel malzeme yeterlidir.
4 fincan için malzemeler
1 litre su
3 yemek kaşığı orta kavrulmuş, öğütülmüş kahve
1–2 adet piloncillo (tatlılık tercihinize göre)
1 tarçın çubuğu
2 karanfil (isteğe bağlı)
Suyu toprak bir kapta ısıtmaya başlayın. Ardından tarçın, piloncillo ve karanfilleri ekleyip, şeker tamamen eriyene kadar karıştırın.
Kahveyi ilave edin, çok kısa bir süre kaynatın ve ardından ocağı kapatın.
Tencerenin kapağını kapatıp 5 dakika dinlendirin. Sonrasında süzüp servis edin.
İlk yudumu alırken acele etmeyin—çünkü café de olla, yavaş içmeyi öğreten kendine has bir deneyim sunar.
Günümüzde Meksika’nın hemen hemen her şehrindeki kahve dükkanlarında bu kahvenin modern yorumlarına rastlamak mümkün. Soğuk versiyonları, bitkisel sütlerle hazırlanan kremsi çeşitleri ve hatta bitter çikolata ya da kurutulmuş turunçgil kabuğu eklenmiş yenilikçi tarifler giderek popülerlik kazanıyor. Bazı barlar ise café de olla’yı mezcal veya rom ile karıştırarak geleneği tamamen farklı bir boyuta taşıyor.
Odatv.com
