Blog

Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde yemekler – Son Dakika GastrOda Haberleri

17. yüzyılda on ciltlik Seyahatname’yi kaleme alan ve 51 yıl süren seyyahatlerini bizlere detaylarıyla aktaran Evliya Çelebi, kuşkusuz dünya seyahat edebi literatürünün en önemli isimlerinden biri olup, Seyahatname eseri de bu alandaki başyapıtlardan sayılır. Pertev Naili Boratav’ın Seyahatname ile ilgili şu değerlendirmesini akılda tutarak bu yazıyı hazırladım: “Evliya’nın eseri yalnızca bir seyahatname değil; içinde edebî ve siyasal anılar, tarih kronikleri, coğrafya ve folklor notları, menkıbenameler gibi pek çok öğe barındırmak mümkün. Öyle sayfalar var ki, insana bir tarihi romanın verebileceği keyfi tattırıyor.”

Evliya Çelebi, 17. yüzyıl Osmanlı dünyasının en renkli ve çok yönlü şahsiyetlerinden biri olarak, adeta bir Rönesans insana özgü geniş bir yetkinlik yelpazesi sergilemiştir. O sadece bir seyyah veya yazar değil; aşağıdaki kimlikleriyle de dikkat çekmektedir:

Tarihçi: Ziyaret ettiği yerlerin geçmişini, olaylarını, efsanelerini ve kronolojilerini özenle kaydederek, dönemin sosyal ve siyasal tarihine eşsiz katkılarda bulunmuştur.

Halkbilimci (folklorist): Anlattığı halk hikayeleri, atasözleri, deyimler, gelenekler, adetler, mezar taşları yazıtları ve yerel inanışları detaylıca aktararak, Osmanlı coğrafyasındaki halk kültürünün en zengin kaynaklarından birini oluşturmuştur.

Mimar: Camiler, medreseler, köşkler, hamamlar, köprüler ve çeşmeler gibi yapıları yakından gözlemleyip tanımlayarak, mimari üsluplar, malzeme kullanımı, dekoratif teknikler ve şehir planlaması hakkında değerli gözlemler sunmuştur.

Zanaatkâr ve usta gözlemci: Kuyumculuk, dokumacılık, deri işçiliği, silah yapımı, halı dokumacılığı gibi çeşitli zanaat dallarını yerinde tanımış; ustaların uyguladığı teknikleri, kullandıkları aletleri ve ortaya koydukları eserleri ayrıntılı şekilde tarif etmiştir.

Müzisyen: Sarayda musiki eğitimi almış, ney, tanbur, santur gibi enstrümanlar ve makamlar hakkında derin bilgi sahibi olan Evliya Çelebi, Seyahatname’de Osmanlı klasik müziği kadar halk ezgileri, çalgılar ve musiki meclislerine dair kapsamlı bilgiler sunmuştur.

Kartograf (haritacı): Ziyaret ettiği bölgelerin yollarını, mesafelerini, coğrafi özelliklerini, nehirleri, dağları ve yerleşimleri öyle detaylı anlatmış ki, anlatımı adeta sözel haritalar işlevi görmüştür; hatta bazı modern araştırmacılar bu tasvirleri haritalara aktarmışlardır.

Ressam (betimleyici sanatçı): Bir görsel ressam olmasa da, kalemiyle manzaraları, mimari eserleri, kıyafetleri, törenleri ve günlük yaşam sahnelerini bu kadar canlı ve renkli betimlemiş ki, okuyucu sanki önünde bir tablo duruyormuş hissine kapılır.

Dil bilimci ve dil meraklısı: Gezdigi her bölgede farklı lehçeleri, dilleri (Türkçe varyantları, Arapça, Farsça, Rumca, Ermenice, Slav dilleri vb.) kayda alarak, kelime telaffuzlarını, halk etimolojilerini ve çok dilliliği belgeleyerek 17. yüzyıl Osmanlı coğrafyasındaki dil mozaiğinin eşsiz bir envanterini oluşturmuştur.

Yemek kültürü meraklısı, eleştirmen ve gurme: Yemeklere, tatlara, mutfaklara, baharatlara, ekmek çeşitlerine, pilavlara, tatlılara, balıklara ve içeceklere büyük ilgi duyan Evliya Çelebi, hangi şehirde neyin meşhur olduğunu, lezzetlerini, pişirme yöntemlerini hatta fiyatlarını kayıtlara geçirerek, Osmanlı mutfağının en canlı tanıklarından biri haline gelmiştir.

Kısacası, Evliya Çelebi yalnızca tek bir alana bağlı kalmamış; merakı, keskin gözlem yeteneği ve akıcı anlatımı sayesinde tarih, kültür, sanat, dil, müzik, mimari, zanaat ve gastronomiyi bir araya getiren adeta yürüyen bir ansiklopedi olarak karşımıza çıkmaktadır. Seyahatname’si, bugün hâlâ bu çok boyutlu kimliğinin en somut kanıtıdır.

1611 yılında İstanbul, Unkapanı’nda dünyaya gelen Evliya Çelebi, babasının Osmanlı Saray kuyumcularından olmasıyla iyi bir eğitim almış ve 19 yaşına geldiğinde en büyük tutkusu olan seyahatlerine başlamıştır. İlk on yılında sadece İstanbul’u keşfederek, 17. yüzyıl Osmanlı payitahtının her alanda kapsamlı bir envanterini çıkarmıştı.

Toplam 10 ciltlik büyük eseri Seyahatname’de defalarca belirttiği gibi; Rum, Arap ve Acem bölgelerinin yanı sıra İsveç, Leh, Polonya ve Çek topraklarında yarım yüzyıl boyunca 7 iklim ve 18 padişahlık bölgeyi dolaşmış, hatta bazı seferlerde fetihlere de iştirak etmiştir. Gezdiği kale sayısı 7.060, ziyaret ettiği şehir sayısı ise 257 olarak kayda geçmiştir. Günümüzde bu coğrafya üzerinde tam bağımsız veya federal olarak 40’tan fazla devlet bulunmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir