Blog

Gerçek paleo diyeti sandığımız gibi değildi I Taş devri insanları sebze ve meyve de yiyordu

Paleo diyeti dendiğinde, çoğu insanın zihninde et ağırlıklı bir beslenme düzeni canlanır. Fakat Avrupa’daki tarih öncesi insan topluluklarından kalan çömlek parçaları, avcı-toplayıcı grupların sofralarının çok daha zengin çeşitliliğe sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Yeni yapılan bir araştırmaya göre, MÖ 6000 ile 3000 yılları arasında kuzey ve doğu Avrupa’da yaşayan topluluklar yalnızca balık ve av eti ile sınırlı kalmayıp, yabani meyveler, otlar, kökler, yumrular ve baklagillerden de faydalandılar. Bu besin öğeleri günlük diyetin vazgeçilmez unsurları arasındaydı.

Bilim insanları, bu bulgunun erken döneme ait “mutfak kültürü” anlayışının düşündüğümüzden çok daha eskilere dayandığını gösterdiğini belirtiyor.

Antik çömleklerde yemek izleri bulundu

Çalışmanın odak noktasını, Rusya’dan Danimarka’ya kadar uzanan geniş coğrafyada bulunan 85 farklı çömlek parçası oluşturdu. Araştırmacılar, bu kapların iç yüzeylerinde tespit ettikleri yanmış yemek kalıntılarını yüksek çözünürlüklü mikroskoplar ile detaylı şekilde incelediler.

Daha önce balık ve deniz ürünlerine ait yağ izlerinin varlığı bilinmekteydi. Ancak bu sefer, aynı kaplarda yabani otlar, çimen çeşitleri, kökler, meyveler ve baklagillerden gelen hücresel yapıların da izleri saptandı.

Bitkisel kaynaklı gıdaların tarih öncesi beslenmedeki rolünü anlamak uzun süredir zordu. Balık ve hayvansal yağların bıraktığı güçlü izler, bitkilerden gelen daha narin kalıntıları genellikle gizli kalıyordu. Yeni geliştirilen analiz yöntemi sayesinde, yanmış dış tabaka içerisinde korunmuş mikroskobik bitki dokuları ayırt edilebildi.

Balıkla meyve birlikte pişiriliyordu

Çalışmanın en çarpıcı bulgularından biri, belirli bölgelerde tekrarlayan yemek kombinasyonlarının varlığıydı.

Günümüzde Rusya’daki Don Nehri civarındaki toplulukların yabani baklagilleri ve otları tatlı su balıklarıyla birlikte pişirdiği gözlemlendi. Aynı şekilde, Volga Nehri çevresinde yaşayan toplulukların da balıkla birlikte gilaburu benzeri yabani kırmızı meyveleri kullanmaları saptandı.

Bilim insanları, bu tarifleri modern çömleklerle yeniden deneyerek inceledi. Tek başına pişirildiğinde oldukça acı ve sert olan bu meyveler, balık ile birlikte kaynatıldığında daha tatlı, dengeli bir aroma kazanıyordu.

Halen Japonya, Rusya ve Doğu Avrupa’nın bazı yerlerinde balık ile ekşi kırmızı meyvelerin bir arada kullanıldığı geleneksel tariflerin varlığı, bu lezzet uyumunun binlerce yıllık bir geçmişe işaret edebileceğini düşündürüyor.

Taş Devri insanları sadece hayatta kalmak için yemiyordu

Araştırmacılara göre, bu bulgular tarih öncesi insanların sadece kalori almak amacıyla beslenmediklerini gösteriyor. İnsanlar, kendilerine özgü tatları, dokuları ve pişirme tekniklerini tercih ederek aslında erken dönem gastronomi anlayışını benimsiyordu.

Seramik kapların kullanımının yaygınlaşmasının nedenlerinden biri de bu yenilikçi yemek pişirme yöntemleri olabilir. Çünkü bu kaplar, farklı malzemelerin birlikte kaynatılarak yeni tatlar ortaya çıkarmasına olanak tanıyordu.

Sonuç olarak, mutfak kültürünün ancak tarım toplumları ile ortaya çıktığına dair eski varsayımlar sorgulanmaya başladı. Araştırmacılar, insanların tarım öncesi de karmaşık ve ustaca yemek hazırlama teknikleri geliştirmiş olabileceğine işaret ediyor.

Odatv.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir