Blog

Kurbağa bacağı Fransız mutfak geleneğine mi ait yoksa İngiliz mi I

İngiltere’nin Wiltshire bölgesinde, Stonehenge’e yakın bir arkeolojik alanda gerçekleştirilen kazılarda, ortaya çıkan kurbağa kemikleri gıda tarihine ilişkin yerleşik kabulleri yeniden gözden geçirmeye zemin hazırlıyor. Yaklaşık 10.000 yıl öncesine tarihlenen bu kalıntıların, pişirilerek tüketildiği düşünülüyor.

Bu bulgu, kurbağa tüketiminin Avrupa’da sandığımızdan çok daha eski zamanlara dayanabileceğini ortaya koyuyor. Geleneksel olarak kurbağa bacağı Fransız mutfağıyla özdeşleştirildiğinde, kökeninin uzun zamandır 12. yüzyıla dayanan yazılı kaynaklara dayandırıldığı biliniyordu. Ancak son arkeolojik bulgu, hikayeyi daha da geriye götürüyor.

Kazıyı yürüten arkeolog David Jacques’a göre, avcı-toplayıcı toplulukların küçük ve kolay erişilebilen hayvanları tüketmesi oldukça muhtemel. Bu açılardan kurbağalar, pratik bir protein kaynağı olarak öne çıkıyor. Böylece erken dönemdeki beslenme alışkanlıklarının daha geniş ve esnek olduğu anlaşılabilir.

Kurbağa etinin Avrupa mutfak tarihindeki yerleşimi ise tam olarak aydınlatılmış değil. Yazılı kaynaklar, 18. yüzyılda Fransa’da kurbağa bacağının “üst düzey mutfak”ın bir parçası olduğunu gösterirken, bu yaygınlaşmanın nasıl gerçekleştiğine dair ayrıntılı kayıtlara rastlanmıyor.

İngiltere’de ise tarih boyunca kurbağa tüketimi daha mesafeli karşılanmış. Bazı yemek tarihi belgeleri, İngilizlerin kurbağayı çoğunlukla Fransız mutfağıyla ilişkilendirdiğini ve bu nedenle mesafeli durduklarını ifade ediyor. Görsel olarak alışılmadık yapısı ve bataklıklarla ilişkilendirilmesi de bu algıyı pekiştirmiş olabilir.

Buna karşın, tarihsel kayıtlarda İngiltere’de kurbağa tüketildiğine dair örnekler de mevcut. 17. yüzyıla ait bazı yemek kitaplarında yer alan tariflerde kurbağanın kullanıldığı görülüyor; hatta bu tariflerin, döneminde “ilginç ve eğlenceli” yemekler olarak sunulduğu da biliniyor.

19. yüzyıla gelindiğinde, kurbağa bacağı Avrupa mutfağında daha zarif bir kimlik kazanmış durumda. Dönemin ünlü şeflerinden Auguste Escoffier’in Londra döneminde, kurbağa bacağını “dawn nymphs” gibi zarif ifadelerle sunarak aristokrat sofralara kazandırdığı aktarılıyor.

Yeni arkeolojik bulgunun en çarpıcı yönlerinden biri, tartışmayı basitçe “kim önce yedi” sorusundan çıkarıp daha geniş bir perspektife oturtması. Araştırmacılar, o dönemde Britanya Adaları ile kıta Avrupa’sı arasında sağlam bir coğrafi ve kültürel bağ bulunduğunu öne sürüyor.

Bazı bilim insanları, Britanya’nın bir dönem Avrupa kıtasının bir parçası olduğunu ve bu nedenle erken dönem toplulukların benzer beslenme alışkanlıklarına sahip olabileceğini hatırlatıyor.

Odatv.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir