Şef Mariana Velásquez’in mutfağı I Şef Mariana Velásquez’in mutfağı
Saveur’un haberine göre, bazı mutfaklar hafızanın, alışkanlıkların ve hayal gücünün kesiştiği alanlar olarak öne çıkıyor. Kolombiyalı şef, stilist ve yazar Mariana Velásquez için Cartagena’daki mutfak tam da bu anlamda; kişisel bir sığınak, yaratıcı bir laboratuvar ve geçmişle kurduğu bağın en somut yansıması.
Onu ilk kez bir akşam yemeğinde tanıyanlar, bu yaklaşımı şaşırtıcı bulmadı. Çünkü Velásquez’in dünyasında yemek hiçbir zaman sadece yemekle sınırlandırılmadı. Müzik, sohbet, estetik ve paylaşımın iç içe geçtiği uzun sofralar, onun üretim dilinin temelini oluşturuyor.
YEMEKLE BAŞLAYAN AMA ORADA BİTMEYEN BİR YOLCULUK
Mariana Velásquez, yemekle ilişkisine çok genç yaşlarda başladığını anlatıyor. Henüz 14 yaşındayken aşçılığın bir meslek olabileceğinin farkına varıyor ve bu yola adım atmaya karar veriyor. O dönem Kolombiya’da ne aşçılık okulları vardı ne de şeflik, günümüzdeki görünürlüğüne benzer bir meslek olarak tanımlanıyordu. Ancak o, bu dünyanın sadece yemekle sınırlı olmadığını önceden biliyordu. Yemek onun için her daim sanat, tarih ve ritüelle birlikte anlam kazanıyordu. New York’a taşındıktan sonra, mutfaklarda çalışmaya başlıyor; büyük hedeflerle değil, sebze doğramak, hazırlık yapmak ve gözlemlemek gibi küçük görevlerle. Kendi deyimiyle, mutfağın akışını “duvardaki bir sinek” gibi yakından izliyor. Daha sonra, doğayla iç içe bir otelde çalışarak bu deneyimini Kaliforniya’da derinleştiriyor.
