Smoothie hangi meyvelerle yapılmalı I Smoothie yaparken taze mi yoksa dondurulmuş meyve mi kullanılmalı
Yaz sezonunun favori içecek alternatiflerinden biri olan smoothie hazırlanırken, kullanılacak meyvenin taze mi yoksa dondurulmuş formda mı olması gerektiği uzun zamandır tartışma konusu. Geniş çaplı yapılan kıyaslamalar, tek bir doğru cevap olmadığını; kıvam, tat, renk ve besin değerleri açısından her iki seçeneğin de kendine has avantajları olduğunu ortaya koydu.
Testlerde, çilek, ahududu, yaban mersini ve muz her iki formda da aynı oranlarda karıştırılarak, kıvam, tat, renk değişimi ve zamanla ne kadar dayanıklı kaldığı değerlendirildi. Elde edilen sonuçlar, smoothie kalitesinin yalnızca meyvenin tazeliğine bağlı olmadığını; aynı zamanda meyvenin olgunluğu, lif oranı ve içerdiği doğal bileşenlerin de önemli rol oynadığını gösterdi.

Dondurulmuş Meyve Kıvamda Fark Yaratıyor
Deneylerde en dikkat çekici fark, smoothie’nin dokusunda ortaya çıktı. Dondurulmuş meyveler, taze meyvelere göre çok daha yoğun ve kremsi bir doku oluşturdu.
Bunun sebebi, meyvenin donma sürecinde hücrelerinde oluşan buz kristalleridir. Bu kristaller, hücre duvarlarını zayıflatarak karıştırma esnasında küçük buz parçacıkları, meyve posası ve hava kabarcıklarının kaynaşmasını sağlıyor. Sonuç olarak, kaşıkla alınabilecek kadar yoğun bir smoothie elde ediliyor.
Taze meyvelerde buz kristali bulunmadığından, karışım daha akışkan oluyor. Bu yüzden birçok tarifte buz eklenmesi tavsiye ediliyor. Ancak buz eridikçe içecek sulanıyor ve meyvenin doğal aroması zayıflayabiliyor.
Araştırmacılar, mevsiminde temin edilen kaliteli meyveler ev ortamında dondurularak kullanılırsa, hem yoğun aromanın hem de kıvamın elde edilebileceğini belirtiyor.

Görünüşte Beklenen Fark Ortaya Çıkmadı
Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri de renk değişimiydi. Taze ve dondurulmuş meyvelerden hazırlanan smoothie’ler, birkaç saat oda sıcaklığında bekletildiklerinde dahi canlı kırmızı, mor ve mavi tonlarını büyük ölçüde korudu. Uzmanlar, bunun sebebinin meyvelerdeki renk verici antosiyanin adlı doğal pigmentlerin donma işleminden fazla etkilenmemesi olduğunu belirtiyor.
Fakat bu durum muz için geçerli olmadı. Muz eklendiğinde kararmanın hızlandığı gözlemlendi. Deneylerde, smoothie’ye muz konulduğunda renk değişiminin belirgin şekilde arttığı saptandı.
Muz, kesildikten sonra kahverengileşmeye yol açan polifenol oksidaz (PPO) enziminin yüksek oranda bulunmasıyla bilinir. Smoothie hazırlandıktan sonra oksijenle buluşan taze muz kullanıldığında, kararma daha belirginleşti.
Dondurulmuş muz kullanılan karışımlarda ise, düşük sıcaklık enzimin etkinliğini yavaşlattığından kararma biraz daha geride kaldı.
Uzmanlar, bu kararmanın başlangıçta sadece görselliği etkilediğini, ancak zamanla tadın da daha düz ve taze olmayan bir hal aldığını ifade ediyor. Bu sebeple, smoothie’nin hazırlanır hazırlanmaz tüketilmesi öneriliyor. Tat yönünden her zaman taze meyvenin avantaj sağladığı söylenemiyor. Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de lezzet karşılaştırması oldu.
Beklendiğinin aksine, kaliteli dondurulmuş meyveler çoğu zaman mevsim dışında temin edilen taze meyvelerden daha lezzetli sonuç verebildi.
Bunun nedeni, dondurulmuş meyvelerin genellikle tam olgunluk döneminde hasat edilip hemen dondurulması. Böylece meyvenin doğal aroması ve tatlılığı büyük ölçüde muhafaza ediliyor. Buna karşın, marketlerde satılan mevsim dışı taze meyveler genellikle erken toplanıp uzun mesafeler taşındığından, daha sulu, ekşi ve zayıf aromalı olabiliyor.
Testlerde, dondurulmuş yaban mersininden hazırlanan smoothie, taze yaban mersininden yapılan versiyona göre daha tatlı ve aromatik bulundu.
Öte yandan, ahududu için durum tersiydi. Mevsiminde toplanmış taze ahududular, dondurulmuş olanlara kıyasla daha tatlı, dengeli ve hoş aromalı olduğu için smoothie’de öne çıktı.
Lif Oranı Kıvamı Belirleyen Önemli Bir Faktör
Araştırma, taze ve dondurulmuş meyvelerin lif içeriklerini de inceledi. Aynı miktarda su ve aynı karıştırma süresi kullanıldığında, ahudududan hazırlanan smoothie, çilekten yapılan versiyona göre çok daha yoğun bir kıvama sahip oldu. Bunun temel nedeni, ahududunun yüksek lif içeriğidir.
Çözünür lif, suyu özümseyerek jel benzeri bir yapı oluştururken; çözünmeyen lif, sıvı içerisinde askıda kalarak içeceğe hacim kazandırır. Bu nedenle lif oranı yüksek meyveler, doğal olarak daha dolgun ve doyurucu smoothie’ler elde etmeye yardımcı oluyor.
Yoğun, kremsi ve buz eklenmeden hazırlanmış bir smoothie arayanlar için dondurulmuş meyveler daha başarılı sonuç sunuyor.
Buna karşın, mevsiminde, tam olgunlaşmış ve aroması güçlü taze meyveler kullanıldığında, tadı daha etkileyici smoothie’ler hazırlanabiliyor.
Uzmanlara göre en ideal yöntem, mevsiminde alınan kaliteli meyveleri evde dondurup kullanmaktır. Bu sayede hem meyvenin doğal aroması korunur hem de istenen yoğun kıvam elde edilir.
Odatv.com
