Blog

Midilli Adası’nda neler oluyor – Son Dakika GastrOda Haberleri

Ege’nin diğer kıyısı… Molivos yakınlarındaki Vafios… Eskiden Armud olarak bilinen yer… Dedemizin köyü… Bizim için her zaman yalnızca bir ada değil, nostaljik bir coğrafya olmuştur Midilli Adası. Bu ada, rüzgârında çocukluk anılarımızın öykülerini, sofralarında geleneksel değişimin izlerini ve sokaklarında iki yakanın ortak hafızasını barındırır.

Fakat bu sefer bavulları açmadan kapattık. Bu hafta sonunu da kapsayan Midilli gezisini iptal etme kararı aldık.

Zira artık haberler yalnızca bir sağlık krizini değil, aynı zamanda adanın daralan soluklarını da anlatıyordu. Adada yayılan Şap hastalığı, yalnızca hayvanlara değil, hayatın kendisine de ağır darbeler indirmişti. Çiftliklerde alarm çanları çalarken, limanlarda protesto sesleri yükseliyor; market rafları teker teker boşalıyordu.

Ayvalık‑Midilli seferi düzenleyen gemiler de bu eylemler yüzünden 3‑4 saat arası gecikmeler yaşıyordu.

Midilli marketlerinde rafların büyük bir bölümü boşalmış durumda. Adada yakında dev bir açlık krizi yaşanabilir…

Bir adayı gerçekten ada yapan en temel unsurlardan biri, sürekliliktir: üretim, tedarik ve günlük yaşamın akışı… Ancak Midilli’de bu zincir kopmuş durumda. Süt ve süt ürünleri üretimi durmuş, peynir fabrikalarının kapıları kilitlenmiş. Midilli mutfağının en eski unsurlarından olan peynir, ironik biçimde, o peynirin vatanlarından birinde yokluğa mahkum olmuştur.

Dahası, günlük hayatın ne kadar kırılgan olduğunu da gösteriyor: Sebze ve meyve tezgâhları neredeyse tamamen boş. Et ürünleri neredeyse bulunamaz hale gelmiş; tavuk yok, domuz eti oldukça kısıtlı. Bu durum, sadece bir hastalıktan ibaret değil, doğrudan bir gıda krizi yaşandığının göstergesidir.

Midilli Adası'nda neler oluyor I A. Nedim Atilla yazdı - Resim : 2

Ve biz…

Bir zamanlar o sokaklarda uzo kadehlerimizi kaldırıp, balıkçı masalarında uzun sohbetlere dalmayı hayal eden biz; artık sadece bir turist değil, uzaktan bakan bir tanık durumuna düştük.

Zira turizm yalnızca bir yere gitmek değildir; aynı zamanda o yere saygı göstermektir.

Bugün Midilli’ye gitmek, adanın zaten kırılganlaşmış yapısına bir yük daha bindirmek olurdu. Lojistik aksadığı, taşımacılık kısıtlanmış ve kamyonların limana girişi bile yasaklanırken, bir ziyaretçinin varlığı romantizmin ötesinde sorumsuzluğu simgeliyordu.

Üstelik rakamlar da durumu inkâr edilemez şekilde ortaya koyuyor. Denetlenen 54 çiftliğin 43’ünde şap vakası tespit edildi. Binlerce hayvan incelendi, yüzlerce pozitif sonuç elde edildi. Bu artık münferit bir sorun değil, sistematik bir çöküşün işaretidir.

Ege’nin iki yakası arasında gidip gelen bizler için bu kararı vermek hiç de kolay değil. Çünkü Midilli, yalnızca bir destinasyon değil; aynı zamanda yüreğimizde yer eden bir duygudur.

Ancak bazen orada bulunmamak da bir tutumdur. Bazen bir bileti iptal etmek, dayanışmanın ifadesidir.

Şimdi bekleme zamanı. Adanın yeniden canlanmasını, sofraların tekrar kurulmasını, limanların eski hareketliliğine kavuşmasını beklemek lazım…

Ve belki o gün geldiğinde, yine aynı masalarda buluşuruz. Fakat bu sefer yalnızca turist olarak değil,
dayanışmanın, sabrın ve ortak hafızanın tanıkları olarak.

Yemek Kültürü Araştırmacısı ve Yazarı A. Nedim Atilla

atilla.nedim@gmail.com

Odatv.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir