Blog

NATO zirvesi yemekleri: Hangisi çok beğenildi.. Hz. Muhammet’in en sevdiği yemek: Tirit’in tarifi.. ‘Bir deri bir kemik’ görünümlü Peygamber sofrasında ne vardı

NATO zirvesinde sunulan menü, yoğun bir şekilde medyanın gündemine oturdu. Ancak aklıma ilk gelen, “helal gıda” ifadesiydi! Her liderin önündeki yemek tabağı aynı mıydı? Gerçekten helal miydi? Bu sorunun arkasında derin bir neden yatıyor:

Pebe Armanios ile Boğaç Ergene’nin “Helal Gıda” kitabı, helal kavramını yalnızca dini kurallar çerçevesine indirgemeyen bir çalışma…

Yazarlar, helal gıdanın tarihsel evrimini, İslam hukukunda yaşanan tartışmaları ve modern dünyada küresel ekonomiyle nasıl bütünleştiğini inceliyor. Böylece, helal gıdanın sabit bir uygulama olmadığını, farklı dönemlerde ve coğrafyalarda yeniden yorumlanan tarihsel bir olgu olduğunu ortaya koyuyorlar.

Kitapta ilk olarak, Kur’an, hadisler ve klasik İslam hukukunda helal-haram ayrımının nasıl ortaya çıktığı anlatılıyor.

Sonrasında, Hanefi, Şafii, Maliki, Hanbeli ve Şii geleneklerinin et, deniz ürünleri, kesim usulleri, alkol ve katkı maddeleri gibi konuları nasıl yorumladıkları karşılaştırmalı olarak ele alınıyor…

Yazarlar, günümüzde “helal” olarak benimsendiği pek çok uygulamanın, tarihsel olarak farklı mezhepler arasında tartışmaya açık olduğunu gözler önüne seriyorlar…

Eser, modern gıda sanayisinin getirdiği yeni sorunlara da değiniyor. Jelatin, emülgatörler, katkı maddeleri, genetiği değiştirilmiş ürünler, laboratuvar ortamında üretilen gıdalar ve endüstriyel et üretimi gibi konuların klasik İslam hukukunda net bir karşılığı olmadığından, çağdaş din alimlerinin yeni yorumlar geliştirmek durumunda kaldıkları vurgulanıyor…

HZ. MUHAMMET
“BİR DERİ BİR KEMİK”

Pebe Armanios ile Boğaç Ergene, “Helal Gıda” kitabında İslam mutfak tarihçisi David Waines’in değerlendirmelerine geniş yer veriyor.

Tarihçi Waines, Hz. Muhammet’in yaşam tarzının sadelik ve gösterişten uzak olduğunu öne çıkarıyor.

Kaynaklar, onun uzun süre tok gezmediğini, ara sıra oruç tuttuğunu ve bu nedenle oldukça ince, adeta “bir deri bir kemik” tablosunu andıran bir görünüşe sahip olduğunu bildiriyor…

Peygamberin beslenmesinde de bu sadelik kendini gösteriyordu. Günlük diyeti hurma, arpa ekmeği, süt ve sınırlı sayıda sebze gibi temel yiyeceklere dayanıyordu…

Arap Yarımadası’nın kurak iklimi ve kısıtlı tarımsal imkanları nedeniyle besin kaynakları ne çeşitlilik sunuyor ne de bol miktardaydı. Kıttı.

Hz. Muhammet’in eşi Ayşe’ye atfedilen ifadeye göre; bazı dönemlerde Araplar, bir ay boyunca yemek pişirmek için ateşlerini yakmaz, yalnızca hurma ve su ile beslenirlerdi…

Örneğin: Et, günlük sofraların vazgeçilmezi değil, daha çok bayramların, davetlerin ve bol imkan bulunan özel günlerin yemeği olarak görülürdü.

Koyun, keçi, sığır ve deve gibi hayvanların eti tercih edilirken, deve eti son çare olarak kesilirdi çünkü değeri çok yüksekti…

Ölçülü beslenme, sadece ekonomik bir gereklilik değil, aynı zamanda ahlaki bir ilke olarak kabul ediliyordu. Hz. Ali’nin o döneme ışık tutan sözü, “Midelerinizi hayvan mezarlığı yapmayınız!” ifadesi bunu net bir şekilde ortaya koyuyor.

EN SEVDİĞİ YEMEK

Rivayetlere göre, Hz. Muhammet’in en çok tercih ettiği yemek tirit (tharid) idi. Ortaçağ yemek tarihi yazarı Nawal Nasrallah’ın, 10’uncu yüzyılda Bağdat’ta yaşamış olan İbn Sayyar el-Varrak’dan tercüme ettiği tarif şöyledir:

“Yağlı bir et seçin ve küçük parçalara ayırın. Önceden ıslattığınız nohut, soğan, tuz ve biraz suyla birlikte eti tencereye alın ve ocağı açın.

Et iyice yumuşayana kadar pişirin. Böylece beyaz renkte bir yahni elde edeceksiniz…

Islattığınız ekmeği dörde bölün. Bu ekmek parçalarını (on kişilik bir kaseyi dolduracak şekilde) içine yerleştirin ve üzerine yağ gezdirin. Ekmeği fırından yeni çıkarmış, hâlâ sıcakken bu işlemi yapın.

(Ekmeği ıslatmak için) Yahniyi ekmeğin üzerine yeteri kadar kepçeyle dökün. Bir miktar şeker dövüp, yahniyi eklemeden önce ekmeğin üzerine serpin. Etleri de yemeğin her yerine gelecek biçimde dağıtın. Allah’ın izniyle.”

Bu yemek, dönemin Arap mutfağının en besleyici örneklerinden biriydi; tirit…

Pebe Armanios-Boğaç Ergene ile David Waines’e göre, Hz. Muhammet’in sofrası, zenginlikten ziyade ölçülülüğü, paylaşmayı ve israf etmeyen yaşam tarzını simgeliyordu…

NATO zirvesindeki yemekler medyada ve sosyal platformlarda geniş yer bulunca, aklıma hemen “Helal Gıda” kitabı geldi…

Odatv.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir